Ben Evrim Baloğlu: Kızımızın Skolyoz, Fizyoterapi ve Schroth Tedavisi Serüveni
Hastanede ismim anons edildiği o ilk günden, doğru Schroth fizyoterapistini bulmamıza ve Temmuz ayındaki kontrolümüze kadar yaşadığımız her şey:
Sağlık raporu için çekilen akciğer röntgeninde ismimizin anons edilmesi ve skolyozla ilk karşılaşma.
Kalçadaki eğriliğin fark edilmesi, “hemen ameliyat” denmesi ve kemik gelişiminin tamamlanmış olması.
Uzmanlık sınıflandırmaları, İstanbul ulaşımı, korse ve tabanlık süreçleri arasında geçen 3 ay.
Omuz ve kalça ekseninin aynı düzleme oturması, ameliyat önerisinin sonlanması ve yola devam!
1. Hastanede Bir Anons, İlk Skolyoz Tanısı ve Fizik Tedavi Süreci
Ben Evrim Baloğlu… Skolyozu olan genç bir kızın annesi. Skolyoz ismi ile tanışmam çok tesadüfi gerçekleşti. Yaklaşık olarak 3-4 yıl öncesinde bir evrak için kızlarımla beraber hastanede genişletilmiş sağlık raporu almam gerekiyordu. Sağlık raporu kapsamında akciğer filmi röntgeni de çektirilmesi gerekiyordu. Biz röntgen filmlerini çektirdikten sonra diğer işlemler için başka bir birimde sıra beklerken hastanede ismim anons edildi. Kızımın akciğer filmi için doktorun beni odasına beklediği belirtiliyordu. O an için kalbim yerinden fırlayacak gibi oldu. Akciğerler ile ilgili bildiğim tüm hastalık senaryolarını aklımdan geçirirken doktorun yanına gittim.
Doktor bilgisayarın yanına beni çağırıp filmi açtı. Kızımın skolyozu olduğunu ve bundan haberim olup olmadığını sordu. Tabii ki de hayatımda ilk defa duyuyordum. Ciğer filminde skolyozun çok ileri boyutta olduğunu ve acil bir şekilde uzman biriyle görüşmem gerektiği, aynı zamanda da detaylı bir film çektirmem gerektiğini belirtip raporumu bana verdi.
Evet, hayatıma bir skolyoz girişi yapılmıştı. Hemen hızlıca nete girip bir üstünkörü araştırma yaptım. Ama hiç bilgim olmadığı için nasıl bir yol izlemem gerektiğine dair de bir fikrim yoktu. Hemen skolyoz için nerede çekime gitmem gerektiğini ve hangi doktor ile çalışmam gerektiğini araştırmaya başladım. Yapılan çekimler neticesinde eğrilik oranının önemli olduğunu ve belirli bir eğriliğe ulaşana kadar ameliyata ihtiyaç olmadığını belirttiler. Evde yapabileceği bazı fizik tedavi hareketleri önerdiler.
2. 44–45 Derece Skolyoz Şoku, “Hemen Ameliyat” ve Risser Ölçeği
Aradan birkaç yıl geçince kızımın kalça tarafındaki eğrilik gözüme çarpmaya başladı. Dışarıdan bakıldığında hiç anlaşılamayan skolyoz, bende “Neler oluyor ya, eğriliğimiz ne durumda?” sorularıyla geç de olsa kafamda ışık yakmaya başladı. Tekrar bir araştırma dönemine girdim; nerede ve nasıl çekim yaptırıp kontrol ettirebilirim diye. Devlet hastanesinde skolyoz çekimi olduğunu görünce hemen ortopediden bir randevu aldım. Tekrar çekim yapıldı ve doktorumuz skolyoz derecesinin yaklaşık 44-45 civarında olduğunu ve hemen ameliyat olması gerektiğini belirtti.
Çok yıkıldım. Hem ameliyat olmak zorunda olması hem de benim bu konuyu bu kadar geriye atmam ve önemsememem beni çok üzdü. Eşimle beraber araştırma yapmaya başladık. Tabii bu arada değişik uzmanlardan görüş aldık. Hemen hızlıca fizyoterapist ile de seanslara başlattık. Ancak bizim en büyük engelimiz yaşı oldu. Çünkü Risser ölçeğine (omurga eğriliği / skolyoz hastalarında kemik gelişimini ve büyüme potansiyelini anlamak için leğen kemiğinin gelişimine bakan ölçektir) takıldık. Yani basit bir şekilde anlatmam gerekirse kemikler artık tam anlamıyla yerine oturmuştu. Bu nedenle de yapılacak terapilerin sonuç verme olasılığı çok düşük olacaktı. Elbette araştırmalara devam ettik. Bu esnada daha da vakit kaybetmek benim için daha can sıkıcı olmaya başladı. Fizyoterapistimiz bizi “Schroth” tedavisine yönlendirdi.
3. Schroth Fizyoterapisti Arayışında Kaybolan 3 Ay, Korse ve Tabanlık Süreci
Bu kelimenin —“Schroth”— yazımı ve telaffuzu bile zamanımı bayağı bir aldı. Bu sefer de bu konuda uzman olan terapistleri araştırma dönemi geldi. Bu işin içine girince de uzmanlık sınıflandırılması, uzmanların muayene yerleri, ulaşım (İstanbul için oldukça önemli bir detay :) gibi süreçler bayağı bir vaktimizi aldı. En sonunda birkaç denemeden sonra kızımın en çok güvendiği bir uzmana kendisini emanet ettik. Ben “birkaç deneme” diye burada hızlıca geçiyorum ancak kızımla beraber gittiğimiz uzmanlar, araştırmalarımız, önerilenler, uzmanların yönlendirdikleri derken terapiste başlama süremiz 3 ayı buldu maalesef.
Tabii bu arada korse kullanımı, ayakkabısında kullanabilmesi için ayak tabanlıklarının yapılması gibi birçok faktörü ve uzman ziyaretlerimizi de unutmamamız gerekiyor. Bu işin araştırılması, uzmanların ziyaret edilmesi, fizyoterapistimizle çalışma süreçleri benim bir hayli vaktimi aldı. Ama hepsini bir arada bulabilme, ulaşabilme süreçleri çok sıkıntılıydı.
Ben de bu nedenle bir site planladım: “Skolyoz Rehberi”. Sitede tüm uzmanları bir arada görebilmeniz ve sadece tek adımdan oluşmayan sürecin tüm aşamaları ile ilgili uzmanların bir arada olduğu, oldukça kolay bir kullanıma sahip bir rehber…
4. 1 Yıllık Schroth Terapisi Sonrası Durumumuz: Ameliyat Önerisinin Sonlanması
Onu da elbette paylaşmak isterim. Temmuz ayında tekrar bir film çektirdik. Doktorumuzun incelemesi neticesinde eksen (omuz ve kalça, yemek borusu) aynı düzleme oturmuş durumda. İç tarafta eğrilik devam ediyor ama artık ameliyat önerisi sonlanmış durumda. Almış olduğu Schroth terapisine devam etmemizi önerdiler. Şimdi omurgasındaki (S şeklinde iki noktada eğrilik mevcut) eğriliğe çalışmaya başladılar. Seneye bakalım eğrilik derecemiz nerelere inmiş olacak? Heyecanlı bekleyiş devam ediyor…
Aileden Aileye Not: Her çocuğun skolyoz açısı, yaşı ve Risser evresi kendine özgüdür. Burada paylaştığım süreç tıbbi bir tavsiye veya tedavi garantisi değil; kızımızın kendi ortopedi hekimi ve sertifikalı Schroth fizyoterapisti eşliğinde yürüttüğümüz kişisel aile yolculuğumuzdur.




